put out - Turkish English Dictionary

put out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "put out" in Turkish English Dictionary : 38 result(s)

English Turkish
Common Usage
put out v. söndürmek
I hope the fire gets put out.
Umarım yangın söndürülür.

More Sentences
General
put out v. üretmek
That motor puts out around 70 Nm (51.6 ft-lbs) of torque.
Bu motor yaklaşık 70 Nm (51,6 ft-lbs) tork üretiyor.

More Sentences
put out v. vermek (ısı)
A grill puts out a lot of heat.
Bir ızgara çok fazla ısı verir.

More Sentences
put out v. çıkarmak
Why does the baby put out the tongue?
Bebek neden dilini çıkarır?

More Sentences
put out v. yaymak
A grill puts out a lot of heat.
Bir ızgara çok ısı yayar.

More Sentences
put out v. ateş söndürmek
Please don't forget to put out the fire before you go home.
Lütfen eve gitmeden önce ateşi söndürmeyi unutma.

More Sentences
Phrasals
put out v. söndürmek
I hope the fire gets put out.
Umarım yangın söndürülür.

More Sentences
Idioms
put out v. (bildiri vb) yayınlamak
They had no control over what other media put out.
Diğer medyanın yayınladıkları üzerinde hiçbir kontrolleri yoktu.

More Sentences
General
put out v. rahatsızlık vermek
put out v. bozmak
put out v. zahmet vermek
put out v. üzmek
put out v. darıltmak
put out v. kapamak (ışığı)
put out v. dışarı atmak
put out v. kızdırmak
put out v. itfa etmek
put out v. bir uzvun yerinden çıkması
put out v. şaşırtmak
put out v. canını sıkmak
put out adj. sönmüş
Phrasals
put out v. anestezi yapmak
put out v. bildirmek
put out v. bir çuval inciri berbat etmek
put out v. bayıltmak
put out v. bozmak
put out v. dağıtmak
put out v. işlerini karıştırmak
put out v. keyfini bozmak
put out v. rahatsız etmek
put out v. uyuşturmak
put out v. uzatmak (bir yöne doğru)
put out v. (kemik) çıkmak
Medical
put out v. anestezi yapmak
put out v. narkoz vermek
put out v. uyutmak
put out v. uyuşturmak
Slang
put out v. birisiyle yatmayı kabul etmek

Meanings of "put out" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
put one's nose out of joint v. birisini gözden düşürmek
put someone's nose out of joint v. birinin pabucunu dama atmak
put out of sight v. saklamak
put one's nose out of joint v. birisinin ayağını kaydırmak
be put out v. gönüllenmek
put out to nurse v. bakmak
put somebody's nose out of joint v. gözden düşürmek
put out to grass v. otlatmak
put out to grass v. çayıra salmak
put something out of one's mind v. aklından çıkarmak
put somebody's nose out of joint v. burnunu sürtmek
put out at interest v. faize yatırmak
put one's nose out of joint v. birisinin işini bozmak
put out a feeler v. ağız aramak
put out of commission v. yıkmak
put someone's nose out of joint v. birinin pabucunu dama attırmak
put somebody's nose out of joint v. ayağını kaydırmak
put out to grass v. emekli etmek
put somebody out of temper v. kızdırmak
put oneself out v. zahmete girmek
put out of sight v. ortadan kaldırmak
put out to nurse v. emzirmek
put an animal out of its misery v. hayvanı öldürerek acılarına son vermek
put somebody's nose out of joint v. kırmak
put somebody out of work v. avare etmek
put somebody out of temper v. sinirlendirmek
put out a feeler v. nabzını yoklamak
put out to sea v. denize açılmak
put out one's tongue v. dilini çıkarmak
put one's nose out of joint v. kıskandırmak
put out to loan v. ödünç vermek
put out to sea v. alarga etmek
put out of commission v. mahvetmek
put out the fire v. yangını söndürmek
put someone out to pasture v. birini emekliye ayırmak
put somebody out of countenance v. şaşırtmak
put out of commission v. işlemez hale getirmek
put out of mind v. aklından çıkarmak
put out of action v. bozmak
put something out v. üretmek
put somebody out v. darıltmak
put someone out of one's misery v. öldürerek acılarına son vermek
put someone out of one's misery v. birini öldürmek
put someone out of one's misery v. çaresine bakmak
put someone out of one's misery v. birini sıkıntılı bir durumdan kurtarmak
be put out with someone v. dargın olmak
put out of v. hariç tutmak
put out of v. hariç bırakmak
put something out to tender v. ihaleye çıkarmak
put something out to tender v. ihaleye çıkartmak
put out of action v. saf dışı bırakmak
put out of action v. saf dışı etmek
put out the bait v. yem takmak
put out of action v. pasif kılmak
put out album v. albüm çıkarmak
put out one's cigarette v. sigarasını söndürmek
put out cigarette v. sigara söndürmek
be put out to tender v. ihale edilmek
put out a cigarette v. sigara söndürmek
put out a cigarette on somebody's flesh v. üzerinde sigara söndürmek
put the rubbish out v. çöpü dışarı çıkarmak
put the rubbish out v. çöpü dışarı koymak
put an animal out v. bir evcil hayvanı dışarıya çıkarmak
put someone's eye out v. gözünü çıkarmak
put out an mpr on someone v. birisi için kayıp ilanı vermek
put the rubbish out v. çöpü dışarı koymak
put out a hand v. elini uzatmak
put out of one's way v. huzurunu kaçırmak
put out of the way v. birini mahvetmek
put out of one's way v. başını belaya sokmak
put out of the way v. huzurunu kaçırmak
put out of the way v. başını belaya sokmak
put out a fire v. ateşi söndürmek
put out the fire v. yangını söndürmek
put out the fire v. ateşi söndürmek
put out a fire v. yangını söndürmek
Phrasals
put somebody out v. rahatsız etmek
put (someone or an animal) out v. dışarıya çıkarmak/atmak
put (someone or an animal) out of something v. dışarıya çıkarmak/atmak
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak
put (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) kapı dışarı etmek
put (someone or an animal) out v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden atmak
put (someone or an animal) out v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden kapı dışarı etmek
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden atmak
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden kapı dışarı etmek
put (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyin/yerin) dışına atmak
put one out v. birini rahatsız etmek
put one out v. birini gıcık etmek
put one out v. birinin kalbini kırmak
put one out v. birini kırmak
put one out v. birini sinir etmek
put one out v. biri için sıkıntı olmak
put one out v. birinin canını sıkmak
put one out v. biri için uygunsuz olmak
put one out v. biri için zor olmak
put one out v. birini sinirlendirmek
Colloquial
put out the flags [uk] expr. as bayrakları
put out the flags [uk] expr. asın bayrakları
put the flags out expr. as bayrakları
put the flags out expr. asın bayrakları
Idioms
put out of service v. battal etmek
put out feelers v. ağız aramak
put someone's nose out of joint v. birisini rahatsız etmek
put oneself out v. elinden geleni yapmak
put oneself out v. tüm yolları denemek
put someone's nose out of joint v. birinin ayağını kaydırmak
put out feelers v. nabız yoklamak
put someone's nose out of joint v. pabucunu dama atmak
put the flags out v. zevkten dört köşe olmak
put the flags out v. ağzı kulaklarına varmak
put out of countenance v. utandırmak
put out feelers v. ağzını aramak
put out feelers v. ağzını yoklamak
put out of countenance v. rahatını bozmak
put out feelers v. ağzından laf almaya çalışmak
put out of countenance v. (birini) suçlu duruma düşürmek
put out to pasture v. emekliye ayırmak
put out to pasture v. emekli olmaya zorlamak
put out of one's misery v. acısına son vermek
put out a contract on somebody v. birini öldürmek için kiralık katil tutmak
put one's nose out of joint v. hayal kırıklığına neden olmak
put one's nose out of joint v. gururunu incitmek
put one's nose out of joint v. gururunu kırmak
put one's nose out of joint v. planlarını bozmak
put an animal out of its misery v. (bir hayvanı öldürerek) acılarına son vermek
put something out of one's mind v. bir şeyi aklından çıkarmak
put a horse out to pasture v. bir atı (çok yaşlı olduğundan) serbest bırakmak
put someone's nose out of joint v. birini gücendirmek
put someone out on a limb v. birini riske/tehlikeye sokmak
put (one) out of (one's) misery v. (öldürerek/uyutarak) acısına son vermek
put an animal out v. bir evcil hayvanı dışarıya salmak
put out a warrant (on someone) v. yakalama emri çıkartmak
put out a warrant (on someone) v. tutuklama emri çıkartmak
put something out of the way v. bir şeyi yoldan/önünden çekmek
put out the word v. haberi/bilgiyi yaymak/iletmek
put the word out v. haberi/bilgiyi yaymak/iletmek
put one's prayers out for someone v. biri icin dua etmek
put someone out of the way v. birini temizlemek/öldürmek
put someone out on front street v. ipliğini pazara çıkarmak
put somebody out to grass v. birini ıskartaya çıkarmak
put one out of conceit with v. birini bir şeye kayıtsız bırakmak
put one out of conceit with v. umursamaz hale getirmek
put (someone) out of business v. birisini işten/ticaretten saf dışı etmek
put someone out of business v. birini bir işten el çektirmek
put (out) on the street v. sokakta kalmasına neden olmak
put (someone or something) out of business v. (şirket vb. için) kapanmasına neden olmak
put (someone or something) out of business v. (şirket vb. için) işi bırakmasına neden olmak